8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Emektar Türk Anası
Makaleler

 

Ben Anadolu KadInIyIm

 

    Türkiye'nin çağdaşlık savını sürdürebilmesi için, kadınların hak ve özgürlüklerini kısıtlama ve baskı olmaksızın kullanabilmeleri ve kadının toplumsal statüsünü güçlendirilmesi temel öncelik olarak algılanmalıdır.
"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim"(30 Mart 1923 Vakit Gazetesi) diyen Mustafa Kemal Atatürk bu duygularla birlikte kadın haklarıyla doğrudan ilgilenen ilk liderdir.
‘’Daha esenlikle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz yol vardır. Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlâki, sosyal, ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekleyicisi yapmak yoludur (1923) diyerek te kadının toplumdaki önemini en iyi şekilde ifade etmiştir.
Bugün kadın haklarındaki kazanımların, demokratikleşme sürecini hızlandırmaya, üretken ve yaratıcı güçleriyle kamusal alana, üretime, yönetime ve yaşamın tüm alanlarına katılma olanağına kavuşma gayreti içinde olan kadınların, toplumsal gelişme ve çağdaşlaşma çabalarında etkin rol üstlenme girişimleri Büyük önder Mustafa Kemal’in kadınlara biçtiği rol ile artan ivmelerle devam etmektedir.
Atatürk’ün kadına bakış felsefesini benimsemiş her birey bugün kadına onun bakış açısıyla bakmaktadır. Bu bakış açısıyla kadına dayatılan her olumsuzlukta tepki olarak göstermesini de bilendir.
Bugün Karslı erkeğin kadına bakış açısı, kadının ailede kendine biçtiği role bakıldığında bu sözlerin tesirini görmekteyiz. Kars kadını Cumhuriyetin kazanımlarını benimsemiş, irdelemiştir. Kars öyle bir memleket ki, burada kadınlar erkeklerden daha çok sapana yapışmış, elinde çapası ile Türk'ün verimli topraklarını zenginleştirmeye çalışmaktadır. Bunun için hayatın her alanında erkeğin yanında her türlü görevi almayı bilmiştir. Bir çocuğa bakar gibi büyüttüğü ineği, koyunu, kuzsu ve kazı ile ekonomiye, çocuklarına verdiği esaslı terbiye ile her devirin büyük adamlarını yetiştirmeye çalışan bir anadır. Kars kadını atasına, ailesine, toprağına ve bayrağına gönülden bağlıdır.
Cumhuriyet öncesi ve sonrasında Kars halkı hep aydınlık meşalesini elinde tutan olacağına güvenimiz tamdır.

  Dr. Aysel Güven